friedrich nietzsche ne demek?

Friedrich Wilhelm Nietzsche (; 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900), Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır.1 Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.

Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.2 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı.3 Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.

Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.

Yaşamı

1844-1869: Gençlik yılları

Prusya Krallığı'nın Saksonya eyaletinde bulunan Leipzig yakınlarındaki Röcken'in küçük bir kasabasında büyümüştür. Adını, Nietzsche'nin doğum gününde kırk dokuz yaşına giren Prusya Kralı IV. Frederick William'dan aldı (Nietzsche daha sonra ikinci adı olan "Wilhelm"i atmıştır). Nietzsche'nin ebeveynleri Lutherci bir papaz ve eski öğretmen olan Carl Ludwig Nietzsche (1813-49) ile Franziska Oehler (1826-97), oğullarının doğumundan önceki yıl olan 1843'te evlenmişlerdi. İki çocukları daha vardı: 1846 doğumlu bir kız, Elisabeth Förster-Nietzsche ve ikinci oğulları, 1848 doğumlu Ludwig Joseph. Nietzsche'nin babası 1849'da bir beyin hastalığından öldü; bir sonraki yıl da erkek kardeşi Ludwig Joseph iki yaşında öldü. Bunlar üzerine ailece, Nietzsche'nin anneannesi ve iki bekar halası ile yaşayacakları Naumburg'a taşındı. Aile, Nietzsche'nin anneannesinin 1856'da ölmesinden sonra, şimdi müze ve Nietzsche çalışma merkezi olan kendi evlerine taşındı.

Nietzsche bir erkek okuluna, ardından da son derece saygın ailelerden olan Gustav Krug, Rudolf Wagner ve Wilhelm Pinder ile arkadaş olduğu özel okula gitti.

1854'te Naumburg'da Domgymnasium'a katıldı, ancak müzik ve dil alanında özel yetenekler gösterdiğinden uluslararası tanınmışlığa sahip Schulpforta onu öğrencisi olarak aldı. Oraya giderek 1858'den 1864'e kadar orada okudu ve Paul Deussen ile Carl von Gersdorff ile arkadaş oldu. Şiirler ve besteler üzerinde çalışmaya da zaman buldu. Schulpforta'da önemli bir dil altyapısı (Yunanca, Latince, İbranice ve Fransızca) edindi ve böylece önemli eserleri birinci kaynaktan okuma imkanı buldu;4 ayrıca ilk kez küçük bir kasabanın tutucu ortamındaki aile hayatından uzakta olmayı deneyimledi. 1864 martının dönem sonu notlarında Din ve Almanca 1; Yunanca ve Latince 2a; Fransızca, Tarih ve Fizik 2b ve İbranice ile Matematik "sönük" bir 3'tü.

Pforta'da uygunsuz sayılan konuların peşinden koşma tutkusu ve eğilimi edinmişti. O zamanlar neredeyse hiç bilinmeyen şair Friedrich Hölderlin'in eserleriyle tanıştı. Hölderlin'den "en sevdiğim şair" diye bahsediyordu ve bir denemesinde bu çılgın şairin "en yüce düşüncelliğe" farkındalık getirdiğini yazıyordu.5 Denemeyi gözden geçiren öğretmen ona iyi bir not verdi, ancak Nietzsche'nin gelecekte daha sağlıklı, daha duru ve daha "Alman" yazarlar üzerine eğilmesinin uygun olacağı yorumunu yaptı. Nietzsche ayrıca tuhaf, dinsiz ve genellikle sarhoş bir şair olan Ernst Ortlepp'i de tanıyordu; Ortlepp, genç Nietzsche ile tanıştıktan birkaç hafta sonra bir hendekte ölü bulundu, ancak onun Nietzsche'yi Richard Wagner'in yazılı eserleriyle ve müziğiyle tanıştıran kişi olması muhtemeldir.6 Nietzsche, belki de Ortlepp'in etkisiyle Richter adında bir öğrenciyle birlikte okula sarhoş dönüp bir öğretmenle karşılaştı ve bu Nietzsche'nin sınıf birinciliğini kaybederek sınıf başkanlığının elinden alınmasıyla sonuçlandı.7

Mezuniyet sonrası ilk yılları

1864'te mezuniyetinden sonra Bonn Üniversitesinde teoloji ve klasik filoloji alanında çalışmalara başladı. Nietzsche ve Deussen, kısa süreliğine Burschenschaft Frankoniaya üye oldular. Nietzsche, bir sömestr sonra (ve annesine olan öfkesi üzerine) teolojik çalışmalarını durdurdu ve inancını kaybetti.8 Daha 1862 yılında, yazdığı "Yazgı ve Tarih" adlı denemesinde tarihi araştırmaların Hristiyanlığın temel öğretilerini geçersiz kıldığını öne sürüyordu, ancak David Strauss'un "İsa'nın Hayatı" adlı eseri de bu genç adamı derinden etkilemişe benziyor. 1865 yılında 20'sindeyken, çok dindar biri olan kız kardeşi Elisabeth'e inancını kaybetmesiyle ilgili bir mektup yazdı. Mektup, şu cümleyle bitiyordu:

"Sonuç olarak insanların yolu ikiye ayrılıyor: huzur ve zevk diye didinip durmak istiyorsan, inan; hakikatin tutkunu olmak istiyorsan, sorgula..."9

Bunların ardından Nietzsche, sayesinde gelecek yıl Leipzig Üniversitesine yöneleceği Friedrich Wilhelm Ritschl'in denetiminde filoloji çalışmaya yoğunlaştı. Orada akranı bir öğrenci olan Erwin Rohde ile yakın arkadaş oldu. Nietzsche'nin ilk filolojik yayımları bundan kısa süre sonra ortaya çıktı.

1865 yılında Arthur Schopenhauer'ın eserlerini enikonu inceledi. Felsefi ilgisinin uyanışını Schopenhauer'ın İstenç ve Tasarım Olarak Dünya'sına borçluydu ve daha sonra Schopenhauer'ın saygı duyduğu birkaç düşünürden biri olduğunu Çağa Aykırı Düşünceler'deki Eğitimci Olarak Schopenhauer adlı denemesinde kabul etti.

1866 yılında, Friedrich Albert Lange'ın Materyalizmin Tarihi'ni adlı eserini okudu. Lange'ın anti-materyalist Kant felsefesini betimleyişi, Avrupa materyalizminin doğuşu, Avrupa'nın bilimle artan yakınlığı, Charles Darwin'in evrim teorisi ve gelenek ile otoritelere karşı genel bir ayaklanma, Nietzsche'de büyük ilgi uyandırdı. Bu kültürel çevre, onu ufuklarını filolojiden öteye taşıyarak felsefi çalışmalarına devam etmeye teşvik etti.

1867'de Nietzsche Naumburg'daki Prusya ağır silah bölüğünde bir yıllık gönüllü hizmete kaydoldu. Akranı acemi erler arasında en iyi binicilerden biri olarak görülüyordu ve subayları, Nietzsche'nin kısa sürede yüzbaşı rütbesine ulaşacağını öngörüyordu. Ne var ki 1868 martında, atının eyerine atlarken Nietzsche'nin göğsü eyer kaşına çarptı ve sol yanında iki kası aylarca yürüyememesine sebebiyet verecek şekilde yırtıldı.1011 Bunun sonucunda Nietzsche, ilgisini çalışmalarını yeniden tamamlamaya ve Richard Wagner ile o yıldan sonra ilk kez görüşmeye çevirdi.12

Basel'de profesörlüğü (1869-1879)

Kısmen Ritschl'in desteğiyle Nietzsche, İsviçre'de Basel Üniversitesinde klasik filoloji profesörlüğü gibi hatırı sayılır bir teklif aldı. Henüz 24 yaşındaydı ve ne doktorasını tamamlamış, ne de öğretim sertifikası almıştı. Teklif tam da filolojiyi bırakmayı düşündüğü zamanda gelmiş olsa da, teklifi kabul etti. O gün bugündür, Nietzsche hâlâ Klasik Bilimi alanında en genç yaşta profesör olmuş insanlar arasındadır.13 Basel'e taşınmadan önce Prusya vatandaşlığını bırakmış, hayatının geri kalanını resmi olarak devletsiz yaşamıştır.1415

Bununla birlikte, Fransa-Prusya Savaşında, Prusya güçleri arasında sıhhiye eri olarak hizmet verdi. Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti. Ayrıca difteri ve dizanteriye yakalandı. Walter Kaufmann, Nietzsche'nin o zaman diğer enfeksiyonlarla birlikte sifilis hastalığına da yakalandığı öngörüsünde bulunmaktadır.1617 Nietzsche, 1870'te Basel'e dönüşünde Alman İmparatorluğunun kuruluşunu ve Otto von Bismarck'ın takiben belirlediği politikaları bir yabancı gözüyle ve dehalarına büyük bir kuşkuculukla gözlemledi. Üniversitedeki açılış konferansı Homeros ve Klasik Filoloji oldu. Nietzsche ayrıca, hayatı boyunca dostu olarak kalacak olan teoloji profesörü Franz Overbeck ile tanıştı. 1873'teki Düşünce ve Gerçeklik eserinin sahibi olan az tanınmış Rus filozof Afrikalı Spir ve Nietzsche'nin derslerine sıklıkla katıldığı ünlü bir tarihçi olan arkadaşı Jacob Burckhardt, bu sürede Nietzsche üzerinde belirgin etkiler göstermeye başladı.18

Nietzsche 1868'de Richard Wagner'le ve daha sonra Wagner'in eşi Cosima ile Leipzig'de tanışmıştı. İkisine de büyük hayranlık duydu ve Basel'deki geçirdiği zamanı boyunca Wagnerlerin Luzern'de Tribschen'deki evini sıkça ziyaret etti. Wagnerler Nietzsche'yi en samimi çevrelerine aldılar ve Beyrut Festivali'nin başlangıcına gösterdiği ilgiden memnun kaldılar. 1870'te Nietzsche, Trajik Düşüncenin Başlangıcının el yazmasını Cosima'ya doğum günü armağanı olarak verdi. 1872'deyse ilk kitabı olan Trajedinin Doğuşu{{'}}nu yayımladı. Ancak bu alandaki arkadaşları -Ritschl de dâhil- Nietzsche'nin daha kuramsal bir yaklaşım adına klasik filolojik yöntemden kaçındığı bu çalışmaya pek az ilgi gösterdi. Polemiği Filolojinin Geleceği{{'}}nde, Ulrich von Wilamowitz-Moellendorff kitabın algısına gölge düşürdü ve kitabın adını kötüledi. Karşılık olarak Rohde (artık Kiel'de profesördü) ve Wagner, Nietzsche'yi savunmaya geçti. Nietzsche, filolojik topluluğun arasında duyduğu yalıtılmışlığını özgürce dile getirdi ve Basel'de felsefe alanında bir pozisyona atanmayı denediyse de başarılı olamadı.

1873 ile 1876 yılları arasında dört ayrı uzun deneme yayımladı: "David Strauss: İtirafçı ve Yazar", "Tarihin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine", "Eğitimci Olarak Schopenhauer" ve "Richard Wagner Beyrut'ta". Dört yazı sonraları Çağa Aykırı Düşünceler başlığıyla derlenmiş basımda yer aldı. Bu dört yazı, Schopenhauer ve Wagner'in önerdiği yollardan gelişmekte olan Alman kültürüne meydan okuyan bir kültürel eleştiri yönelimi taşıyordu. Nietzsche 1873'te, ölümünden sonra "Yunanların Trajik Çağında Felsefe" adıyla yayımlanacak olan notlarını da biriktirmeye başladı. Bu süreçte Nietzsche, Wagnerlerin çevresinde Malwida von Meysenbug ve Hans von Bülow ile tanıştı ve 1876'da Nietzsche'nin erken dönem yazılarındaki pesimizmi bırakmasında etkili olan Paul Rée ile dostluk kurmaya başladı. Ancak Nietzsche, gösterilerin bayağılığı ve toplumun rezilliğinden tiksindiği 1876 Beyrut Festivali yüzünden derin bir düş kırıklığı yaşadı. Ayrıca Wagner'in, Nietzsche'nin karşıtlık duyduğu "Alman kültürüne" taraf olmasının yanı sıra Alman halkının arasında ününü kutlaması yüzünden yabancılaştı. Bütün bunlar Nietzsche'nin Wagner'den kendini uzaklaştırmasına neden oldu.

1878'de İnsanca, Pek İnsanca{{'}}nın (yelpazesi metafizikten ahlâka, dinden cinsiyet bilimine kadar genişlikte olan bir aforizma kitabı) yayımlanmasıyla Nietzsche'nin eserlerindeki Afrikalı Spir'in Düşünce ve Gerçeklik{{'}}ten19 yüksek derecede etkilenmiş ve Wagner ile Schopenhauer'ın pesimist felsefesine tepki gösteren yeni tarzı belirginleşti. Nietzsche, Deussen ve Rohde ile olan dostluğundan da soğudu. 1879'da sağlığındaki önemli bozulmadan sonra Basel'deki pozisyonundan istifa etmek zorunda kaldı. (Çocukluğundan beri, onu neredeyse yarı yarıya kör bırakan uzağı görememe anları, migren ağrıları ve şiddetli hazımsızlıklar dâhil, sağlığını aksatan çeşitli hastalıklar ona dert olmuştu. 1868'deki binicilik kazası ve 1870'teki hastalıkları, Basel'deki yılları boyunca onu, günlük işini yerine getiremeyecek halde bırakıncaya kadar her seferinde daha uzun tatillere çıkmaya zorlayarak zarar vermeyi sürdüren bu durumu alevlendirmiş olabilir.)

Bağımsız filozof (1879-1888)

Basel'den aldığı emekli maaşıyla geçinen Nietzsche, sağlığına yararlı olan iklimleri bulmak için sık sık yolculuk etti ve 1889'a kadar farklı şehirlerde bağımsız bir yazar olarak yaşadı. Birçok yazını İsviçre'de St. Moritz yakınlarındaki Sils Maria'da geçirdi. Kışlarını İtalyan şehirleri Cenova, Rapallo ile Torino'da ve Fransız şehri Nice'te geçirdi. 1881'de Fransa Tunus'u işgal ettiğinde Avrupa'yı dışarıdan görmek için Tunus şehrine seyahat etmeyi planladı, ancak daha sonra, muhtemelen sağlık sorunları nedeniyle bu fikirden vazgeçti.20 Nietzsche Naumburg'a arada sırada ailesini ziyaret etmek için döndü ve özellikle bu zamanlarda kız kardeşiyle tekrarlanan çatışma ve barışma dönemleri yaşadı.

Cenova'dayken Nietzsche'nin görme yeteneğindeki zayıflık, yazmaya devam edebilmek için daktilo kullanmayı keşfetmesini sağladı. Çağdaş bir daktilo aygıtı olan Hansen Yazma Topu'nu kullanmayı denediği biliniyor. En sonunda, eski bir öğrencisi olan Peter Gast, Nietzsche'nin bir çeşit özel sekreteri oldu. Gast, 1876'da Beyrut'ta Richard Wagner ile Nietzsche'nin darmadağın ve neredeyse okunaksız el yazısını ilk kez transkribe etti. Bundan sonra Nietzsche'nin neredeyse bütün eserlerinin galede yazım denetlemelerini o yaptı. 23 Şubat 1880'de en az bir tatilinde, genellikle parasız olan Gast, ortak arkadaşları Paul Rée'den 200 mark destek gördü. Gast, Nietzsche'nin kendisini eleştirmesine izin verdiği az sayıda arkadaşlarından biriydi. Zerdüşt{{'}}e büyük coşkuyla cevaben Gast, "lüzumsuz" olarak tanımlanan kişilerin aslında oldukça gerekli olduğuna dikkat çekmeyi gerekli buldu. Örneğin, Epikuros'un keçi peynirinden oluşan yemeğini bile sağlamaları için kaç insana güvenmek zorunda kaldığını sıraladı.

Gast ve Overbeck, Nietzsche'nin hayatının sonuna dek sadık dostları olarak kaldılar. Malwida von Meysenbug, Wagner çevresinin dışından da olsa anaç bir koruyucu gibi davrandı. Kısa süre sonra Nietzsche, müzik eleştirmeni Carl Fuchs ile irtibat kurdu. Nietzsche en üretken döneminin eşiğinde duruyordu. 1878'de İnsanca, Pek İnsanca ile başlamak üzere, 1888'e kadar her yıl bir kitabı veya kitabın büyük bir kısmını yayımlayacaktı; yazdığı son yıl olan 1888'de ise beş kitap tamamladı.

1882'de Şen Bilim'in ilk kısmını yayımladı. Ayrıca bu yılda Malwida von Meysenbug ve Paul Rée aracılığıyla Lou Andreas Salomé21 ile tanıştı. Nietzsche ile Salomé, yazı genellikle Nietzsche'nin kız kardeşi Elisabeth'in şaperonluğunda, Türingiya'daki Tautenburg'da geçirdiler. Ancak Nietzsche, Salomé'yi yetenekli bir öğrenciden çok, uygun bir eş olarak gördü. Salomé, Nietzsche'nin kendisine evlenme teklif ettiğini ve onu reddettiğini bildirmektedir, ancak Salomé'nin bildirilerinin güvenilirliği soru işaretleri taşımaktadır. Nietzsche'nin Rée ve Salomé ile ilişkisi 1882-83 kışında, kısmen Elisabeth'in düzenlediği entrikalar nedeniyle koptu. Yeni hastalık dönemleri arasında Salomé yüzünden annesi ve kız kardeşiyle arası açılmış ve hemen hemen yalıtılmış bir hayat yaşarken Rapallo'ya kaçtı. Burada Böyle Buyurdu Zerdüşt{{'}}ün ilk bölümünü sadece on günde yazdı.

1882'de yüksek dozda afyon almasına rağmen uyku sorunu yaşamaktaydı. 1882'de Nice'de kalırken, kendi yatıştırıcı kloralhidrat reçetelerini "Dr. Nietzsche" diye imzalayarak yazıyordu.

Schopenhauer ile (uzun zaman önce ölmüş ve Nietzsche'yle hiç tanışmamıştı) felsefi bağlarını, Wagner'le de sosyal bağlarını kopardıktan sonra Nietzsche'nin pek az arkadaşı kalmıştı. Gelişen yeni Zerdüşt tarzıyla, eseri daha da yabancılaştı ve kitapçılar onu yalnızca nezaketen aldı. Nietzsche bunu fark etti ve her ne kadar şikayet ettiyse de münzeviliğini sürdürdü. Kitapları çoğunlukla elde kaldı. 1885'te Zerdüşt{{'}}ün sadece 40 kopyasının basımını yaptı ve yalnızca bir kısmını Helene von Druskowitz'in de aralarında olduğu yakın arkadaşlarına dağıttı.

1883'te Leipzig Üniversitesinde öğretim görevliliği almak için girişti ve başarısız oldu. Belli olmuştu ki Zerdüşt{{'}}te dile getirdiği Hristiyanlığa ve tanrı kavramına karşı gösterdiği tutumları nedeniyle artık herhangi bir Alman üniversitesinde etkin bir şekilde görev alamayacaktı. Bunun ardından gelen "öç ve hınç duygularının" onu hayata küstürdüğünü şöyle dile getirdi: "Ve dolayısıyla, perişanlığın ne demek olduğunu (itibarımın, kişiliğimin ve amaçlarımın yıpranmasını) en geniş anlamda kavradığımdan beri gelişen öfkem, öğrencilerin güvenini ve bu güveni kazanma olasılığımı benden almaya yetmiştir."22

1886'da Nietzsche, antisemitist fikirlerinden tiksindiği yayımcısı Ernst Schmeitzner ile ilişkisini kesti. Nietzsche, kendi yazılarını Schmeitzner'in bu "antisemitist çöplüğüne tamamen gömülmüş ve mezardan çıkarılamayacak hâle getirilmiş" olarak gördü ve yayımcıyı "her duyarlı aklın soğuk bir aşağılamayla tamamen reddedeceği" bir akımla ilişkilendirdi.23 Ardından kendi cebinden İyinin ve Kötünün Ötesinde{{'}}nin basımını yaptı. Ayrıca daha önceki eserlerinin ve bir sonraki yıl ikinci baskılarının, eserlerin temelini ahenkli bir perspektife oturtan yeni önsözlerle yayımlanması planlanan Trajedinin Doğuşu, İnsanca, Pek İnsanca, Tan Kızıllığı ve Şen Bilim{{'}}in yayım haklarını da aldı. Sonra, bir süreliğine eserlerini tamamlanmış gibi gördü ve yakında bir okuyucu kitlesinin ortaya çıkacağını umut etti. Aslında Nietzsche'nin düşüncesine ilgi bu kez gerçekten artmıştı, sadece Nietzsche'nin gözüne yavaş bir şekilde ve zorlukla çarpıyordu. Bu yıllarda Nietzsche, Meta von Salis, Carl Spitteler ve Gottfried Keller ile tanıştı.

1886'da kız kardeşi Elisabeth de antisemitist Bernhard Förster ile evlendi ve "Cermenik" bir sömürge olan, Nietzsche'nin kahkahalarla alay ederek tepki gösterdiği Nueva Germania'yı kurmak için Paraguay'a yolculuk etti.24 Nietzsche'nin Elisabeth'le ilişkisi mektuplaşmalarla çatışma ve barışma çemberinde sürüp gitti, ancak Nietzsche'nin çöküşüne kadar hiçbir zaman bir araya gelmediler. Nietzsche, uzun süreli çalışmayı imkânsız kılan, uzun ve acılı hastalık atakları yaşamaya devam etti.

1887'de, "Ahlâkın Soykütüğü Üzerine" adlı polemiği yazdı. Aynı yıl içinde, çabucak bir yakınlık duyacağı Fyodor Dostoyevski'nin eserleriyle karşılaştı.25 Hippolyte Taine ve Georg Brandes ile de mektuplaştı. 1870'lerde Søren Kierkegaard'ın felsefesini öğretmeye başlamış olan Brandes, Nietzsche'ye yazdığı mektupta ondan Kierkegaard okumasını istiyordu; Nietzsche bu mektuba cevaben, Kopenhag'a gelip onunla Kierkegaard okuyacağını yazdı. Ancak sözünü yerine getiremeden hastalığı çok kötüleşti. Brandes, 1888'in başlarında Kopenhag'a, Nietzsche'nin felsefesi üzerine ilk ders notlarından birini götürdü.

Nietzsche, daha önce "Ahlâkın Soykütüğü Üzerine"de Güç İstenci: Tüm Değerlerin Yeniden Değerlendirilmesi Denemesi başlığıyla yeni bir çalışmasını duyurmuş olsa da sonraları bu özel yaklaşımını bir kenara bırakmış ve yerine taslak pasajlardan bazılarını 1888'de Putların Alacakaranlığı ile Deccal{{'}}i yazarken kullanmıştır.26

Sağlığı düzeliyor gibi oldu ve yazı keyifle geçirdi. 1888 güzünde, yazıları ve mektupları, onun kendi durumu ve yazgısı için yaptığı yüksek öngörüsünü ortaya sermeye başladı. Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı'na gelen tepkileri gözünde büyüttü. Kırk dördüncü yaş gününde Putların Alacakaranlığı ve Deccal{{'}}i tamamladıktan sonra otobiyografisi Ecce Homo{{'}}yu yazmaya karar verdi. Bu eserin önsözünde (Nietzsche, burada eserinin yaratacağı yorum zorluklarının gayet farkındaydı) şöyle belirtmektedir: "Duyun beni! Duyulması gerekenim ben. Hepsinden önce, başkası saymayın beni". Nietzsche, aralık ayında August Strindberg ile mektuplaşmaya başladı ve uluslararası bir dönüm noktasının eksikliğini hissedip eski yazılarını yayımcıdan geri satın alarak diğer Avrupa dillerine tercüme ettirebileceğini düşündü. Dahası, Nietzsche Wagner'e Karşı derlemesinin ve şiirlerinden oluşan Dionysos Dithrambosları koleksiyonunun yayımını planladı.

Zihinsel çöküşü ve ölümü (1889-1900)

Nietzsche, 3 Ocak 1889'da zihinsel bir çöküş yaşadı. Torino sokaklarında toplumsal kargaşa çıkardığı için etraftaki iki polis onun yanına geldi. Gerçekte orada tam olarak ne olduğu bilinmiyor fakat Nietzsche'nin ölümünden sonra ortaya çıkan hikâyeler, Nietzsche'nin Piazza Carlo Alberto çıkışında bir atın kırbaçlanmasını görmesi üzerine atı korumak için ona koşup boynuna sarıldığı ve sonra yere yığıldığı üzerinedir.27

Bunu takip eden günlerde Nietzsche, Wahnbriefe ("Delilik Mektupları") olarak bilinen kısa yazıları yazıp Cosima Wagner ve Jacob Burckhardt gibi birkaç arkadaşına gönderdi. Yazıların çoğu "Dionysos", bazıları da "der Gekreuzigte" yani "çarmıha gerilmiş olan" olarak imzalanmıştı. Eski arkadaşı Burckhardt'a şöyle yazmıştı:

Kayafa'yı zincirlere vurdum. Ayrıca geçen yıl Alman doktorlar tarafından uzunca bir süre çarmıha gerildim. Wilhelm, Bismarck ve tüm antisemitistler ortadan kaldırıldı.

Ayrıca Alman imparatoruna, Roma'ya gidip vurulmasını emretmiş ve Avrupa güçlerini Almanya'ya karşı askeri harekete geçmeye çağırmıştı.28

6 Ocak 1889'da Burckhardt, Nietzsche'den aldığı mektubu Overbeck'e gösterdi. Bir sonraki gün Overbeck benzer bir mektup daha aldı ve arkadaşlarının Nietzsche'yi Basel'e geri götürmeleri gerektiğine karar verdi. Overbeck Torino'ya gidip Nietzsche'yi Basel'de bir psikiyatri kliniğine getirdi. İşte o zaman Nietzsche'nin tamamen, ciddi bir zihinsel hastalığın pençelerine kapılmış olduğu anlaşıldı ve bunun üzerine annesi Franziska, onu Otto Binswanger'ın yönetiminde Jena'daki bir kliniği naklettirmeye karar verdi. 1889 kasımından 1890 şubatına kadar, sanat tarihçisi Julius Langbehn, doktorların yöntemlerinin Nietzsche'nin durumunu düzeltmede yetersiz kaldığını ileri sürerek Nietzsche'yi kendisi tedavi etmeye çalıştı. Langbehn'in Nietzsche üzerindeki kontrolü, tedaviyi gizlilik içinde sürdürmesinin kendine olan güvenin sarsılmasına kadar artarak devam etti. 1890 martında Franziska, Nietzsche'yi klinikten aldırdı ve 1890 mayısında onu Naumburg'daki kendi evine götürdü. Bu süreçte Overbeck ve Gast, Nietzsche'nin yayımlanmamış eserlerine ne yapılacağı konusuna kafa yoruyordu. 1889 ocağında, o anda basılmış ve ciltlenmiş olan Putların Alacakaranlığı'nın planlanmış bir yayımıyla ilerlediler. Şubatta Nietzsche Wagner'e Karşı{{'}}nın elli kopyalık özel basımını sipariş ettiler, ama yayımcı C. G. Naumann gizlice yüz tane bastı. Overbeck ve Gast, Deccal ile Ecce Homo{{'}}nun yayımını, daha radikal içerik taşıdıkları gerekçesiyle alıkoymaya karar verdi. Nietzsche algısı ve tanınması, ilk dalgasını atlatmıştı.

1893'te Nietzsche'nin kız kardeşi Elisabeth, kocasının intiharının ardından Nueva Germania'dan döndü. Nietzsche'nin yapıtlarını okuyup inceledi ve yayım işlerini tek tek kendi kontrolüne aldı. Overbeck, nihayetinde görev dışı kalmıştı. Gast da sonunda işbirliğine girdi. Franziska'nın 1897'deki ölümünden sonra Nietzsche, Elisabeth'in bakımındaki ve Rudolf Steiner (1895'te, Nietzsche'yi öven ilk kitaplardan birini yazan kişi)29 dâhil kendisini görmeye gelen ziyaretçilerin olduğu Weimar'da yaşadı. Elisabeth bir ara öyle ileri gitti ki Steiner'ı, kardeşinin felsefesini anlamakta kendisine yardım edecek bir danışman olarak işe almak istedi. Steiner hemen birkaç ay sonra Elisabeth'e felsefe konusunda herhangi bir şey öğretmenin imkânsız olduğunu söyleyerek bu girişime engel oldu.30

Nietzsche'nin zihinsel hastalık kökeninin teşhisi, o zamanın medikal paradigması olan üçüncü devre sifilis olarak kondu. Birçok yorumcu hastalığın felsefesine bir etkisi olmadığını söylese de Georges Bataille, bu konuda karanlık ipuçları bırakmış31 ve René Girard'ın postmodern psikanalizi Nietzsche'de Richard Wagner ile arasında bir rekabet saptamıştır.32 Sifilis teşhisi sorgulanmış ve Schain'in çalışmasından önce Cybulska tarafından vasküler bunamayı takiben periyodik psikozlu manik depresiflik ortaya atılmıştır.33 Leonard Sax, tıbbi kanıtları inceledikten sonra bunun sifilis değil, sağ taraflı retroorbital beyin zarı tümörü (menenjiyom) olduğuna hükmetmiştir ve Nietzsche'nin bunamasının en akla yatkın açıklaması bu olmuştur.34 Orth ve Trimble ise frontotemperal demans teşhisini koymuştur.35 Diğer birkaç kişi36 ise CADASIL adlı bir sendrom ileri sürmüştür.

1898 ve 1899'da Nietzsche, en az iki kere daha inme geçirerek konuşamaz ve yürüyemez hâle gelecek şekilde felç kaldı. 1900 Ağustos'unun ortalarında zatürreye yakalandıktan sonra 24-25 Ağustos gecesi bir başka inme geçirdi ve 25 Ağustos öğlesinde öldü.37 Elisabeth, onu Röcken bei Lützen'deki kilisede babasının yanına defnettirdi. Arkadaşı Gast, cenaze konuşmasında "Kutsal olsun adın tüm kuşaklar için!" dedi.38 Nietzsche, Ecce Homo{{'}}da (cenaze yapıldığı zamanda hala yayımlanmamıştı) bir gün adının "kutsal" olarak anılmasından nasıl korktuğunu yazmıştı.

Elisabeth Förster-Nietzsche, Nietzsche'nin yayımlanmamış notlarından "Güç İstenci"ni derledi ve yayımladı. Elisabeth, Nietzsche'nin daha önceki taslaklarını kendi isteğince birleştirdiği ve bu materyalle büyük imtiyaz sahibi olduğu için, ortak görüşe göre bu kitap Nietzsche'nin niyetini yansıtmamaktadır. (Örneğin Elisabeth, Nietzsche'nin Deccal'inde İncil'den bir pasajı aynen yazdığı 35. aforizmayı kaldırmıştır.) Gerçekten de Nietzsche'nin "*Nachlass"*ının yayımcısı Mazzino Montinari, bu yapılanı bir tahrifat olarak adlandırmaktadır.39

Vatandaşlığı, uyruğu ve etnisitesi

Tarih anlatıcıları ve Nietzsche üzerine çalışmalar yapmış akademisyenler, Nietzsche'yi gerek kültürel geçmişinden, gerekse kullandığı dilden dolayı "Alman bir filozof" olarak tanımlamışlardır.40414243 Diğerleri ise onu belirli bir milli kimlikle etiketlememişlerdir.444546 Nietzsche, Almanya birleşerek millî devlet haline gelmeden önce, o zaman Alman Konfederasyonuna dâhil bir bölge olan Prusya'da, Prusya vatandaşlığı ile doğdu.47 Doğduğu yer olan Röcken, bugünkü Almanya'nın Saxony-Anhalt eyaletindedir. Basel'deki görevini kabul ettiği zaman Prusya vatandaşlığının iptali için devlete başvurdu.48 Vatandaşlığının iptalinin 17 Nisan 187949 tarihine ait resmi onay belgesi geldi ve Nietzsche, o tarihten sonra hayatının sonuna kadar resmi olarak devletsiz yaşadı.

Nietzsche, atalarının Leh olduğuna inanıyordu.50 Hayatının sonlarına doğru bu hikâyeye iyice adapte olmuştu. 1888'de, "Atalarım Leh asilzadeleriydi (Nietzky); bu karakterin, üç jenerasyondur var olan Alman annelere rağmen iyi korunduğu görülmekte,"51 diye yazmış ve daha sonra Leh kimliğiyle ilgili olarak daha kararlı bir tavır sergilemiştir: "Ben kanında bir damla bile kötü kan olmayan, safkan bir Leh asilzadesiyim, kesinlikle Alman kanına sahip değilim". Bir başka yazısında, "Alman milleti, yalnızca damarlarında oldukça fazla Leh kanı olduğu için yüce bir millettir [...] Leh soyundan geldiğim için gurur duyuyorum."52 yazmaktadır. Nietzsche, isminin Almanlaştırılmış olabileceğini düşünüyordu. Bir mektubunda, "Kanımın kökenini ve ismimi, Leh asilzadelerine atfediyorum; onlar ki Niëtzky diye anılmış, yaklaşık 100 yıl önce evlerini ve asilliklerini bırakmış, ve en sonunda dayanılmaz derecedeki baskıya boyun eğerek Protestan olmuşlardır."53 demiştir.

Birçok akademisyen, Nietzsche'nin ailesinin kökeni konusunda tartışmışlardır. Hans von Müller, Nietzsche'nin kız kardeşinin öne sürdüğü ve asil Leh kalıtımını doğrulayan soyağacını ortaya çıkardı.54 Weimar'daki Nietzsche Arşivinin müdürü Max Oehler, Nietzsche'nin, eşlerinin aileleri dâhil bütün atalarının Alman isimleri taşıdığını savunmuş ve Nietzsche'nin eski bir Alman Lutherci ruhban soyundan geldiğini iddia etmiştir.55 Günümüzdeki araştırmacılar da Nietzsche'nin Leh soyundan geldiği iddialarının "safkan uydurması" olduğunu düşünüyorlar.56 Nietzsche'nin toplu mektuplarının yayımcıları olan Colli ve Montinari, Nietzsche'nin bu iddialarının "hatalı ve temelsiz düşünceler" olduğunu açıklamışlardır.5758 Nietzsche ismi bir Leh ismi değildir, fakat Almanya'nın orta bölgelerinde bu isim ve benzerleri (Nitsche ve Nitzke gibi) son derece yaygın bir şekilde mevcuttur. Bu isim, bir ilk ad olan Nikolaus'tan kısaltılmış hali olan Nick'e, daha sonra Slavik dillerle asimile olmuş hali Nitz, daha sonra da sırayla Nitsche ve Nietzsche olmuştur.59

Nietzsche'nin kendisini Leh soyluluğuna sahip olduğunu düşündürmek isteme sebebi bilinmemektedir. Biyografi yazarı R. J. Hollingdale'e göre Nietzsche'nin Leh soyundan geldiği propagandasının sebebi daha sonraki dönemlerinde kendi içinde "Almanya'ya karşı verdiği savaş"ın bir parçası olabilirdi.60

İlişkileri ve cinsel yaşamı

Nietzsche hiç evlenmedi. Lou Salomé'ye yedi ay içinde üç defa evlilik teklif etmesine rağmen her seferinde reddedildi. Nietzsche araştırmacısı Joachim Köhler, Nietzsche'nin hayat hikâyesini ve felsefesini, filozofun homoseksüel olduğunu iddia ederek açıklamaya çalıştı. Köhler, Nietzsche'nin frengi hastası olduğunu, bu hastalığı da "genellikle, Köln veya Leipzig'deki bir genelevdeki bir hayat kadınıyla olan münasebetinden ve/veya eşit oranda muhtemel olduğu üzere "Cenova'daki bir erkek genelevinden kapmış olabileceğinin düşünüldüğünü" öne sürmektedir.61 Köhler ayrıca, Nietzsche'nin Paul Rée ile arkadaşlığın yanında romantik bir ilişki de yaşamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Köhler'in görüşleri, Nietzsche araştırmacılarının ve anlatıcılarının arasında fazla kabul görmedi. Allan Megill, Köhler'in Nietzsche'nin homoseksüel arzularla yüzleşmiş bir adam olduğu iddiasının kolayca reddedilemeyeceğini düşünse de "kanıtın çok az olduğunu" da ekliyor.62 Diğer kişilerse Nietzsche'nin felsefesini anlamada Köhler'in cinsellik tabanlı yorumunun fayda sağlamayacağını savunuyorlar.6364

Felsefesi

Üstinsan

Üstinsan sözcüğünü ilk olarak teolog ve yazar Heinrich Müller, 17. yüzyılda yazdığı Geistlichen Erquickstunden adlı eserinde kullanmıştır.65 Nietzsche, üstinsanın tüm evrenin amacı ve sebebi olduğunu ileri sürmektedir. Ona göre Üstinsan, insanlığın da amacıdır.

Nietzsche, üstinsan kavramıyla soylu bir insan eylemliliği kavramını yeniden kurmaya çalışır. Son İnsan, yalnızca maddi teselli peşindeyken üstinsan, yaşamını büyük eylemler uğruna harcamaya hazırdır. Üstün olmak, isteyerek iyinin ve kötünün ötesinde durmaktır.66 Yine Nietzsche, kendisini üstinsanın habercisi olarak tanıtır ve kendini Zerdüşt ile özdeşleştirir. Bu konuda eserinde şöyle yazmıştır:67

İnsanların üstinsanı karalayacaklarını şu ifadelerle bildirir:68

Nietzsche'nin üstinsanı, belli bir evrim sürecinin ardından, insanlar arasından çıkıp bütün insanlığı yönetecek, tüm insanlara tahakküm edecek bir diktatör değildir. O, her ne kadar on dokuzuncu yüz­yılda kapitalizmin yarattığı fabrika köleleri­ne, kapitalizmin Hristiyanlıktan miras alıp koruduğu köle ahlâkına, burjuva demokrasi­siyle onun eşitlik idealine karşı çıkarken, bu düzenin veya Avrupa'daki demokratikleş­menin bir yandan da zorbalık, acımasız bir diktatörün ortaya çıkışı için gerekli altyapı­yı hazırladığını söylemiş olmakla birlikte, onun üstinsanı sanılanın tersine Hitler değildir.69

"Tanrı öldü"

"Tanrı öldü" (; ya da tanrının ölümü), Alman filozof Friedrich Nietzsche'nin yaygın olarak alıntısı yapılmış bir sözüdür. İlk kez 1882'de Şen Bilim{{'}}de (Almanca: Die fröhliche Wissenschaft) 108. (Yeni Çabalar), 125. (Deli) ve üçüncü olarak 343. (Keyifliliğimizin Anlamı) kısımlarında ortaya çıkar. Ayrıca Nietzsche'nin 1883 yılındaki, deyişin yayılmasına en büyük katkıyı sağlamış olan eseri Böyle Buyurdu Zerdüşt{{'}}te de görülür. Düşünce, Deli{{'}}de şöyle ifade edilmiştir:

8 Nisan 1966 tarihli Time dergisi, kapağında "Tanrı Öldü mü?" sorusunu sordu ve eşlik eden makalede de o zaman için Amerika'da yükselmekte olan ateizme değiniliyordu.70 O zamanlar Amerikan teolojisinde "tanrının ölümü" adında bir akım doğuyordu.71 Tanrının ölümü akımı kimi zaman teknik olarak, Yunanca theos (tanrı) ve thanatos (ölüm) sözcüklerinden türemiş olan "theothanatology" olarak adlandırılıyordu.

Bengi dönüş

Bengi dönüş (sonsuz dönüş, ebedi dönüş veya ebedi tekerrür) düşüncesi, zamanın döngüsel bir formda olduğu; olayların bu döngüsellikte sonsuza dek yinelenmiş olduğu, yinelendiği ve yineleneceği tezini içermektedir. Friedrich Nietzsche bu düşünceyi etik anlamda oluştaki yaratıcılığın, en yüksek yaşama gücünü elde etmenin, acıyla başa çıkmanın ve Üstinsan'ı meydana getirme aracı olarak geliştirmiştir. Ayrıca bengi dönüş, aktif nihilizmin kendini gösterdiği güçlü sınıfın ön koşuludur.

Bengi dönüş, Friedrich Nietzsche'nin başyapıtı olan Böyle Buyurdu Zerdüşt'ün ana sorunudur.72

Nietzsche bengi dönüşten ilk kez Şen Bilim'de şöyle söz eder:

Bengi dönüş; etik düzeyde, insanların yaşamlarını en yüksek noktaya "onu bir daha yaşamayı isteyerek" ulaşacaklarını anlatır. Varlığın en kesin gerçeği olan yok oluş, bengi dönüş ile olumlanabildiğinde korkutuculuğunu yitirir. Nietzsche'ye göre insan, yaşamını tamamladığında ölüm korkusu ortadan kalkacaktır. Bu "yaşamı tamamlama" olgusu, bengi dönüşe, yani bütün acılarına, kaderci yapısına rağmen yaşamı yeniden yaşamaya "evet" diyebilme gücüne sahip olmaktır.

Bengi dönüş, kader sevgisinin (amor fati) de ön koşuludur. İnsanların kendi seçimleri olmayan yazgılarını sevebilmeleri için onu acılarla birlikte yeniden yaşamayı onaylamak ve bengi dönüşle yaşamı böylece olumlamak gerekir.

Nietzsche, bengi dönüş düşüncesini Güç İstenci notlarında evrende atomların sınırlı sayıda olduğunu ortaya koyan, termodinamiğin birinci yasası olan enerjinin korunumu yasasına dayandırır.

Bengi dönüşe her ne kadar yalnızca etik düzeyde yaklaşılsa da Nietzsche, görüşünü kozmolojik anlamda kanıtlamak istemiştir. Yine bengi dönüş, yalnızca etik düzeyde değil, varlık düzeyinde bir düşüncedir. Yine 1883 yılında yazdığı Güç İstenci notlarından birinde73 bengi dönüşün doktrin olarak kanıtlanmasını bir evre olarak sunar.

Hristiyanlık ve deccal

Nietzsche, "Hristiyanlığa düşmanız, nefretle bakıyoruz, tüm romantizm ve anavatana tapınma biçimlerine de..."74 diyerek Batı Kültürü'nün çöküşünü (decadence), ahlâk değerlerine sökülüp atılamazcasına kök salmış olduğunu saptadığı, "çileci ülkü"ye yönelik olarak sunduğu soykütükçü çözümlemelerle açıklama yoluna gitmiştir.75

Nietzsche'nin din konusunda sert düşünceleri vardır. Hristiyan öğretisine karşı takındığı tutum, başkaldırışı ve bu öğretiye lanetler yağdırması 19. yüzyılda çok ses getirmese de Nietzsche'nin tanınması ve üne kavuşmasıyla beraber büyük bir yankı uyandırmıştır. Çünkü Nietzsche, Deccal adlı eserinde Hristiyanlığa lanetler yağdırmış, onu küçümsemiş ve kökeni konusunda çeşitli araştırmalarda bulunmuştur.76 Ona göre "İlk ve son Hristiyan çarmıhta ölmüştür."

Nietzsche, Deccal adlı eserinin hemen başında şu sert yorumu yapar:77

Nietzsche'nin dine başkaldırışı, özelde Hristiyanlığa olmakla birlikte, genelde tüm nihilistik özellik gösteren dinleredir. Nietzsche'nin başkaldırışı tüm dinlere değildir. Çünkü Nietzsche, doğrudan dine değil, nihilizme başkaldırır ve dolaylı olarak bu başkıldırışını nihilistik ögeler taşıyan dinlere de yöneltir.

Nietzsche'ye göre Hristiyanlık, köle ahlâkını taşıyan ve hayatı yadsıyan bir öğretidir. Bu sebeple sürü psikolojisinin temeli, bu öğretiye dayanır. Bir tür çilecilik olarak adlandırılabilinecek Hristiyanlık, Nietzsche'ye göre yok edilmelidir. Çünkü Nietzsche'ye göre Hristiyanlık, insan neslinin sonunu getirebilecek nitelikte yanlış bir anlayışın sonucudur.

Nietzsche'ye göre Hristiyanlık, bilimin de düşmanıdır.78

Yine Deccal adlı eserinde, Hristiyanlık'ı kültür yıkıcısı bir din olarak nitelendirmiştir. Çünkü eski kültürlerin izini, varlığı ve varoluşu yadsıması sebebiyle silmiş ve yağmalamıştır.79

Hristiyanlık, Nietzsche'ye göre insanî içgüdüler taşıyan her türlü kültüre ve uygarlığa düşmandır. Çünkü ona göre Hristiyan, gerçeği fikri olarak yaşayan her şeye düşmandır ve onu yağmalamak, kendisi adına yok etmek ister.8081

Nietzsche şöyle devam etmektedir:

Ecce Homo adlı eserinde de bu konuda:8283

Apollon ve Dionysos

Gerçekte iki Antik Yunan tanrısı olan Apollon ve Dionysos, Nietzsche'de anlamca yüceleştirilir ve oluşun merkezine koyulur. Sanatın birebir oluşumu, bu iki kavrama bağlıdır. Apollon; Nietzsche'de anlamını "biçim"le, Dionysos ise Nietzsche'de anlamını "uyum"la bulur. Yine Nietzsche'ye göre Eski Yunanlar, bu iki sanat tanrısıyla, yani sırasıyla Heykel ve Müzik tanrılarıyla, sanat üretiminin derin gizlerini keşfetmişlerdir. Apollon düş deneyimini ifade eder. O ışık saçan Tanrıdır, Dionysos ise esrime deneyimidir.84 Hayatın iki kanadı olan Apollon ve Dionysos, insanın yaratıcı gücünü ortak olarak biçimlendiren ve yön veren iki tanrıdır. Nietzsche'de bu tanrısal değişim ve dönüşüm, aslında hayatın sanatsallığına bir işaret, bir göz kırpmadır.

Dionysos, müzik ve şarabın tanrısıdır. Yaratma eylemi, Dionysos ve Apollon'un odak noktasının yakalanması, Nietzsche'ye göre "dans etmek"tir. Yine Dionysos, varlığın özünü sezgiyle kavramaya, Apollon ise sezgiyle kavranan özün dışa, yani görünen dünyaya etki ettirmeye yarar. Nietzsche'ye göre sanat, bu iki "kavramsal" tanrının etkisiyle şekillenir.85

Nietzsche'ye göre estetiğin temeli, bu iki kavramı anlamakla mümkündür. Bu konuda şöyle der:86

Nietzsche yorumlarına şöyle devam eder:87

Nietzsche, Sokrates'ten önceki Yunan felsefesine saygı duyar. Lakin ona göre Sokrates'ten sonraki çağ, Sokrates'in izlerini taşıdığı için onun gözünde neredeyse tamamen yozlaşmıştır. Sokrates'in yöntemi de bir tür diyalektik olarak tanımlanabileceği için diyalektik kavramı Nietzsche tarafından topyekûn reddedilir.

İnsandaki yaratıcı güç şöyle dursun, Nietzsche'ye göre doğa yaratısı insan bile doğanın bu iki kavramındaki odak tarafından yaratılmıştır. Kısacası ona göre Apollon ve Dionysos doğanın elleridir. Doğa, bu kavramlarla yaratır ve yıkar.88

Güç istenci

Güç istenci, Friedrich Nietzsche'nin felsefesinin merkezi sayılabilecek bir önem taşımaktadır. Güç İstenci, Nietzsche'ye göre evrenin her türlü devinimindeki en temel istenç olmakla beraber; tüm detayları, mikro ve makro kozmosu kaplar. Tüm değişim ve dönüşümler, bu istencin farklı kisvelere bürünmüş halidir. Her detayda bu istencin izlerini yakalamak mümkündür.

Eserleri

Nietzsche'nin kütüphanesi

Nietzsche arşivinde Yunan Felsefesi'ne oldukça büyük bir yer vermiştir. Kant, Mill ve Schopenhauer'i de okumuştur.89 (Bu isimler zaten felsefesini ilk şekillendirenlerdi.) Daha sonra Spinoza ile tanışmış ve ondan pek çok konuda etkilenmiştir.90 Edebî anlamda 17. yüzyıl Fransız Edebiyatı ve aynı dönem Fransız ahlâkçılarını da bolca okuma fırsatı bulmuştur.91,92 Bundan başka Pascal ve Stendhal de listesindedir.93

Paul Bourget'in Organizm'i de Nietzsche'yi etkilemiştir.94 Ayrıca Rudolf Virchow ve Alfred Espinas da aynı şekilde etkilemiştiler.95 Nietzsche, daha sonra Friedrich Lange'den Darvinizm'i öğrendi.96Charles Baudelaire'nin pek çok kitabını okudu.97 Tolstoy'un Din Nedir?, Ernest Renan'ın İsa'nın Hayatı ve Dostoevsky'nin Ecinniler kitapları kütüphanesindedir.9899 Ralph Waldo Emerson'dan pek çok kitap okumuştur.

Niccolo Machiavelli de kütüphanesinde yer tutar.

Nietzsche'nin etkileri

Nietzsche'nin felsefeye nüfûzu ölümünden sonradır. En ünlü eseri Böyle Buyurdu Zerdüşt dünya klasikleri arasında yerini almıştır. Felsefe dışında, bazı siyasetçilerce Hitler'i etkilemekle suçlanmaktadır. Hitler, Nietzsche'yi gençken okumuştur ve ondan "militarizm" alanında etkilenmiştir. Dreyfus Olayı, onun algılanmasında olumsuz bir örnek barındırır: Fransız antisemitik sağı Alfred Dreyfus'u savunan Yahudi ve solcu entelektüelleri "Niçeci" olarak olumsuz etiketler.100 Naziler Nietzsche'nin felsefesini kullanmışlardı; ancak bilindiği gibi Nietzsche bir Alman düşmanıdır. Bu etkiden ise kız kardeşi sorumludur.

Nietzsche, Avrupalı filozoflardan Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Martin Heidegger, Albert Camus, Jean-Paul Sartre, Walter Kaufmann, R. J. Hollingdale, Alexander Nehamas, Georges Bataille ve Brian Leiter gibi isimleri etkilemiştir.

Nietzsche, örneği taklit edilemeyecek kadar benzersiz ve ürkütücüdür...101

1992 yılında Irvin D. Yalom, Nietzsche Ağladığında isimli bir romanı piyasaya sürmüştür. Bu romanda aslında birbirleriyle hiç karşılaşmamış olan Josef Breuer ile Nietzsche arasındaki ilişkiler anlatılmaktadır. Bu kitap, 2007 yılında aynı isimle filme de çekilmiştir.

Kaynakça

Başvurulabilecek kaynaklar

Nietzsche hakkındaki yazılmış 40.000'den fazla basılı eserin en önemlileri:

Türkçe kitaplar

<div class="references-small">
  • Kızılçelik, S. (2005). Batı Barbarlığı 1 (Rousseau, Marx ve Nietzsche Üzerine), Anı Yayıncılık, (ISBN 978-975-6376-67-6)
  • Nehamas, A. Edebiyat Olarak Hayat, Ayrıntı Yayınları, (ISBN 978-975-539-204-2)
  • Guerin, M. (2006). Kahraman Sokrates Nietzsche, Dharma Yayınları, (ISBN 979-9944-986-23-5)
  • Tanner, M. (2007). Nietzsche, Altın Kitaplar, (ISBN 978-975-21-0577-5)
  • Salome, L. (2007). Nietzsche, Versus Kitap, (ISBN 978-9944-989-35-0)
  • Sarıalioğlu, K., Batmankaya, M. (2006). Nietzsche, Say Yayınları, (ISBN 978-975-468-550-3)
  • Deleuze, G. (2006). Nietzsche, Otonom Yayıncılık, (ISBN 978-975-6056-09-7)
  • Derrida, J. (2011). Nietzschelerin Şöleni, Otonom Yayıncılık
  • Küçükalp, K. (2003). Nietzsche & Postmodernizm, Paradigma Yayınları
  • Granier, J. (2006). Nietzsche (Kültür Kitaplığı 26), Dost Kitabevi, (ISBN 978-975-298-207-9)
  • Berkowitz P. (2003). Nietzsche Bir Ahlâk Karşıtının Etiği, Ayrıntı Yayınları, (ISBN 978-975-539-381-0)
  • Tevfik, B., Nebil, A., Süleyman, M. (2004). Nietzsche Hayatı ve Felsefesi, Babil Yayınları, İstanbul, (ISBN 978-975-8480-12-8)
  • Vattimo, G. (2005). Nietzsche İle Diyalog/Denemeler 1961-2000, Dost Kitabevi
  • Coşar, M. (2003). Nietzsche Kavramada Yeni Bir Yol, ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş., (ISBN 975-7064-45-9)
  • Steiner, R. (2004). Nietzsche Özgürlük Savaşçısı, Omega Yayınları, (ISBN 978-975-468-473-5)
  • Bataille, G. (2000). Nietzsche Üzerine, Kabalcı Yayınları, (ISBN 978-975-7942-94-8)
  • Ulusoy, M. Nietzsche ve Babaannem, Karakalem Yayınları, (ISBN 978-975-8285-10-5)
  • Klossowski, P. Nietzsche ve Kısırdöngü, Kabalcı Yayınları, (ISBN 978-975-7942-56-6)
  • Robinson, D. Nietzsche ve Postmodernizm Postmodern Hesaplaşmalar, Everest Yayınları, (ISBN 978-975-316-650-8)
  • Orkunoğlu, Y. Nietzsche ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü, Ceylan Yayınları, (ISBN 978-975-6304-54-9)
  • Çestov, L. Nietzsche ve Tolstoy'da İyilik Fikri, Versus Kitap, (ISBN 978-9944-989-44-2)
  • Eyüboğlu, İ. Z. Nietzsche: Eylem Ödevi, Broy Yayınevi
  • Özkan, S. (2004). Nietzsche: Kaplan Sırtında Felsefe, Ötüken Neşriyat, (ISBN 978-975-437-492-6)
  • Strathern, P. 90 Dakikada Nietzsche, Gendaş Yayınları, (ISBN 978-975-7809-30-2)
  • Megill, A. (1998). Aşırılığın Peygamberleri / Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida, Bilim ve Sanat Yayınları, (ISBN 978-975-7298-32-8)
  • Köhler, J. (1999). Aşklar ve Çiftler- Cosima Wagner-Friedrich Nietzsche, İletişim Yayınları
  • Ansell-Pearson, K. (1998). Kusursuz Nihilist, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, (ISBN 978-975-539-203-5)
  • Tevfik B. (2001). Nietzsche Hayatı ve Felsefesi, Karşı Kıyı Yayınları, (ISBN 978-975-8480-12-8)
  • Danto, A. Nietzsche Hayatı, Eserleri ve Felsefesi, Paradigma Yayınları, (ISBN 978-975-7819-15-8)
  • Nietzsche ve Avrupa Felsefesi, AFA YAYINLARI Hans-Jürgen Gawoll.
  • Kuçuradi, I. Nietzsche ve İnsan Türkiye, Felsefe Kurumu Yayınları
  • Nietzsche, F., Demirhan, A., Heidegger, M., Ingraffia, B. D., Harr, M., Lukacher, N. (2002). Nietzsche ve Din, Gelenek Yayıncılık </div>
  • Deleuze, G., Nietzsche ve Felsefe, Ferhat Taylan (çev.), Norgunk Yayıncılık, 2010.

Diğer dillerden kaynaklar

<div class="references-small">
  • Kaufmann, W. A. Nietzsche: Philosopher, Psychologist, Antichrist
  • Tanner, M.Nietzsche: A Very Short Introduction (Very Short Introductions)
  • Menzies, A. The Review Of Theology And PhilosophyV1 Part One: July 1905-June 1906
  • Ansell-Pearson, K., Large, D. The Nietzsche Reader (Blackwell Readers)
  • Magnus, B., Higgins, K. The Cambridge Companion to Nietzsche (Cambridge Companions to Philosophy)
  • Cate, C. Friedrich Nietzsche
  • Taha, A. Nietzsche, Prophet of Nazism: The Cult of the Superman--Unveiling the Nazi Secret Doctrine, (Taraflı)
  • Sautet, M., Boussignac, P. Nietzsche For Beginners
  • Nietzsche, F. W., Middleton, C. Selected Letters of Friedrich Nietzsche
  • Shaw, T. Nietzsche's Political Skepticism
  • Salome, L., Mandel, S. Nietzsche
  • Leiter, B., Sinhababu, N. Nietzsche and Morality
  • Chamberlain, L. Nietzsche in Turin: An Intimate Biography
  • Solomon, R. C. Living with Nietzsche: What the Great "Immoralist" Has to Teach Us
  • Morgan, G. A. What Nietzsche Means
  • Vattimo, G., McCuaig, W. Dialogue with Nietzsche (European Perspectives: A Series in Social Thought and Cultural Criticism) </div>

Dış bağlantılar

Orijinal kaynak: friedrich nietzsche. Creative Commons Atıf-BenzerPaylaşım Lisansı ile paylaşılmıştır.

Footnotes

  1. Wicks, R. (Summer 2011)"Friedrich Nietzsche" . Stanford Felsefe Ansiklopedisi,, Edward N. Zalta (ed.). Retrieved on: 2011-10-06.

  2. Brobjer, Thomas. "Nietzsche's philosophical context: an intellectual biography", p. 42. University of Illinois Press, 2008.

  3. Krell, David Farrell, and Donald L. Bates. The Good European: Nietzsche's work sites in word and image. University of Chicago Press, 1997.

  4. Hayman, Ronald. Nietzsche: A Critical Life, p. 42. Oxford University Press, 1980.

  5. Kohler, Joachim. Nietzsche & Wagner: A Lesson in Subjugation, p. 17. Yale University Press, 1998.

  6. Hollingdale, R.J. Nietzche: The Man and his Philosophy, p. 21. Cambridge University Press, 1999.

  7. .

  8. Hayman, Ronald. Nietzsche: A Critical Life, p. 93. Oxford University Press (New York), 1980.

  9. Nietzsche, Friedrich. Karl Von Gersdorff'a mektubu . June 1868.

  10. .

  11. .

  12. Hecker, Hellmuth: "Nietzsches Staatsangehörigkeit als Rechtsfrage", Neue Juristische Wochenschrift, Jg. 40, 1987, nr. 23, pp. 1388–91.

  13. His, Eduard: "Friedrich Nietzsches Heimatlosigkeit", Basler Zeitschrift für Geschichte und Altertumskunde, vol. 40, 1941, sf. 159–86. Dikkate alınmalıdır ki yanlışlıkla kimi yazarlar (Deussen ve Montinari gibi), Nietzsche'nin İsviçre vatandaşlığına geçtiğini öne sürmektedir.

  14. Green, M.S. Nietzsche ve Transsendental Gelenek. University of Illinois Press, 2002

  15. Safranski, Rüdiger (çev. Shelley Frisch). Nietzsche: Bir Felsefi Biyografi, p. 161. W. W. Norton & Company, 2003. "Bu eser unutulmaya yüz tutmuştu, ancak Nietzsche'de kalıcı bir etki bıraktı. İnsanca, Pek İnsanca{{'}}nın 18. Kısmında Spir'e atıfta bulunulur; adıyla değil, ancak 'olağanüstü bir mantıkçının önermesinde' sergilenir (2,38; HH I §18)."

  16. ; republished on HyperNietzsche.

  17. .

  18. Nietzsche, Friedrich. Peter Gast'a mektubunda. Ağustos 1883.

  19. The Nietzsche Channel. "Mektuplaşmalar ".

  20. .

  21. Nietzsche, Friedrich. Peter Gast'a mektubu. Mart 1887.

  22. Çevrilmiş hali: ; and .

  23. Anacleto Verrecchia, "Nietzsche'nin Torino'da Çöküşü", Nietzsche İtalya'da, ed. Thomas Harrison (Stanford University: ANMA Libri,

    1. 105-12
  24. Zweig, Stefan (1939) Master Builders [trilogy], The Struggle with the Daimon, Viking Press, p. 524.

  25. Rudolf Steiner, Friedrich Nietzsche, ein Kämpfer gegen seine Zeit

  26. .

  27. Georges Bataille & Annette Michelson, Nietzsche'nin Deliliği, October, Vol. 36, Georges Bataille: Writings on Laughter, Sacrifice, Nietzsche, Un-Knowing. (Spring, 1986), pp. 42–45.

  28. René Girard, Superman in the Underground: Strategies of Madness—Nietzsche, Wagner, and Dostoevsky, MLN, Vol. 91, No. 6, Comparative Literature. (Aralık, 1976), pp. 1161–85.

  29. Concurring reports in Elisabeth Förster-Nietzsche's biography (1904) and a letter by Mathilde Schenk-Nietzsche to Meta von Salis, August 30, 1900, quoted in Janz (1981) p. 221. Cf. Volz (1990), p. 251.

  30. .

  31. Montinari, Mazzino. The 'Will to Power' Does Not Exist ('Güç İstenci' Diye Bir Şey Yok').

  32. .

  33. .

  34. .

  35. .

  36. .

  37. .

  38. .

  39. .

  40. .

  41. Heinrich von Stein'a mektubu, Aralık 1882, KGB III 1, Nr. 342, p. 287; KGW V 2, p. 579; KSA 9 p. 681

  42. von Müller, "Nietzsches Vorfahren", reprinted Nietzsche-Studien 31 (2002): 253–75.

  43. .

  44. Heinrich von Stein'a mektubu, Aralık 1882, KGB III 7.1 p. 313.

  45. Georg Brandes'e mektubu, 10. 4. 1888, KGB III 7.3/1 p. 293.

  46. Felsefe Sözlüğü, Bilgi Yay. sf:1037

  47. Kusursuz Nihilist, Keith Ansell-Pearson, sf:138

  48. Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Sf:13

  49. Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Sf:138

  50. 1 Üstinsan tartışmasının tamamı bu sayfada.

  51. Time Magazine, Is God Dead? , April 8, 1966

  52. Alister McGrath. Christian Theology: An Introduction. 2nd ed. (Oxford: Blackwell Publishers), 255

  53. Friedrich Nietzsche, 1888, Ecce Homo, Böyle Buyurdu Zerdüşt, 1. ISBN 978-975-468-416-2

  54. Friedrich Nietzsche, Tan Kızıllığı, önsöz

  55. Felsefe Sözlüğü, Bilgi Yay. sf:1038

  56. Mehmet Berk, Nietzsche Araştırmaları, Bölüm:Hristiyanlık ve Deccal

  57. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist)

  58. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:47

  59. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:60

  60. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist),

  61. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:62

  62. Friedrich Nietzsche, Ecce Homo, sf:7

  63. Friedrich Nietzsche, Ecce Homo, sf:8

  64. Kusursuz Nihilist, Keith Ansell-Pearson. sf:90

  65. Mehmet Berk, Nietzsche Araştırmaları, bölüm:Apollon ve Dionysos

  66. Friedrich Wilhelm Nietzshce, Tragedya'nın Doğuşu

  67. Friedrich Wilhelm Nietzsche, Putların Alacakaranlığı-Sokrates Problemi, böl. 5-6-7

  68. Friedrich Nietzsche, Ecce Homo, Tragedya'nın Doğuşu bölümü, sf:3

  69. Brobjer, Thomas. *Nietzsche's Reading and Private Library, 1885-1889.*Yay.Journal of History of Ideas. Accessed via JSTOR on 18 May 2007.

  70. Franz Overbeck'e mektup, 30 July 1881

  71. La Rochefoucauld, La Bruyère ve Vauvenargues

  72. Brendan Donnellan, "Nietzsche and La Rochefoucauld" in The German Quarterly, Vol. 52, No. 3 (May, 1979), pp. 303-318

  73. See for example Ecce Homo, "Neden bu kadar zekiyim?", §3

  74. Johan Grzelczyk, "Féré et Nietzsche : au sujet de la décadence" , HyperNietzsche, 2005-11-01 . Grzelczyk quotes Jacques Le Rider, Nietzsche en France. De la fin du XIXe siècle au temps présent, Paris, PUF, 1999, pp.8-9

  75. Johan Grzelczyk, "Féré et Nietzsche : au sujet de la décadence" , HyperNietzsche, 2005-11-01 . Grzelczyk quotes B. Wahrig-Schmidt, "Irgendwie, jedenfalls physiologisch. Friedrich Nietzsche, Alexandre Herzen (fils) und Charles Féré 1888" in Nietzsche Studien, Band 17, Berlin: Walter de Gruyter, 1988, p.439

  76. Note sur Nietzsche et Lange : « le retour éternel » , Albert Fouillée, Revue philosophique de la France et de l'étranger. An. 34. Paris 1909. T. 67, S. 519-525 (on French Wikisource)

  77. Mazzino Montinari, "La Volonté de puissance" n'existe pas, Éditions de l'Éclat, 1996, §13

  78. Walter Kaufmann, Nietzsche: Philosopher, Psychologist, Antichrist, pp. 306-340.

  79. Schrift, A.D. (1995). Nietzsche's French Legacy: A Genealogy of Poststructuralism. Routledge. ISBN 0-415-91147-8.

  80. Erich Heller, The Importance of Nietzsche, sf:17

Kategoriler